Şimdi, ben bu bloğun hikayesini anlatıcam ve bana öğrettiği birkaç bişeyi.
Götüm baya kalkıktır benim, farklıyım, ateistim (aslında diilim, agnostiğim) o yee çok kuulum farklıyım tarzında. Neden öyle bilmiyorum. Ya kafamda kendimi çok büyütüyorum ya da cidden biraz anormallik derecesinde farklı olmaktan gurur duyuyorum. Neyse.
Bu göt kalkıklığı beraberinde derin bir kendini yalnız hissetme, asla anlaşılamayacağınıza inanma, nalet olsun gerizekalıların arasında sıkışıp kaldım duygularını da getiriyordu tabi. İnsanlara delicesine yukardan bakma, hele ki kendi yaşlarımdaki insanları kafamın içinde ezmekten bir zevk duyma haline dönüşmüştü.
Şimdi, okuyorsanız soruyorsunuz da, neyin kafasındasın lan sen diye.
Valla bilmiyorum neyin kafasıymış, ama dank etti bazı şeyler artık.
Biiir. Öyle çok özel harika müthiş, nasıl derin dünya görüşlü, evrenlerde tek bir yaratık değilmişim ben, bu düştü. Tumblr’ın bu konudaki yardımını göz ardı edemem, takip ettiğim ve beni takip eden bissürü insanın varlığınıda. Kısacası, iyiki varsınız diyelim geçelim.
İkiiii. Çok bir boka yaramıyomuş bu kadar herşeyin fakında, akıllı(bazısına göre deli) bir insan olmak. Sadece oturup kendini yiyip bitiriyormuşsun, insanlar seni bu yüzden sevmeye başlamıyorlarmış, ve o çok akıllı zannetiğimiz herkes hala sosyal kalıplar içinde düşündüğünden sen hala bir azınlık, anlaşılmayan, aslında küçük görülen taraf oluyormuşsun. Saygı duyulan insanlar her zaman az düşünüp kurallara göre oynmasını becerenler oluyormuş. Kuralları sorgulamak pek bir boka yaramıyormuş yani.
Üüç. Farklı olan insan gerçekten sorunlu olurmuş. Uzaktan çok havalı görünen bu farklılık insanın bir güzel içine edermiş, terapiye kadar yolu varmış. Kendini bu kadar çevresinden soyutlayan insanın o çevrede yeri kalmazmış. Aynı anda görünmez olup aynı anda kabul edinilmek istenmezmiş.
Ve geldik bugüne. Bunlardan sonra, sen konuşunca kimse boş bir sayfayı andıran bir suratla dinlemiyormuş seni, sen de o yüzden kağıtlara ya da beyaz blog “entry” lerine dönüyormuşsun.
O yüzden buraya umutsuzca yazan bir insan oldum galiba ben, böyle boş boş konuştuğum bir blog oldu. Ama dedim ya, bazı şeylerin kafasından da çıkardı beni.
Evet, hiç birşey değişmeyecek belki, ama en azından artık küçük dünyamın benim zannettiğim kadar küçük olmadığını biliyorum ya, yeter.